Zaten pek de aklımdan çıkmaz. Geçmişe duyulan özlem şimdilerde benim yaşlarımda olanların çoğunda daha yoğun , daha bir kuvvetli yaşanıyor.
Kısa donla , sandalet ayakkbılarla çamur içinde oynayıp , şeytan uçurtması uçurduğumuz günleri anımsadım . mahallenin kedilerinde çöp bidonu girme fobisi yaşatan haylaz bir veletmiydim ? Çöp bidonuna C şeklinde kıvrılmış tele tutturulmuş mantar atan bir çocuk , şimdilerde psikologlara götürülüp , ilaçlara boğuluyor. Ben çocukken yaramazlık , şimdi ise anormal çocuk .
Ne değişti ? Anne babamız ‘’ yeterince anne baba’’ değilmiydi ? Biz şimdilerde Çakal Carlos’la mı anılıyoruz ?
Hep betonların yüzünden . Dünyanın küçülmesi gibi beyinlerde küçülüp betonlaştı . Herşeyden haberdar olan , bir bok bilmediği halde her şeyi bilgisayar ekranından okuyup kendini fasulyeden sayan ‘’büyümüş bizler’’ muhteşem çocuk olmaktan ‘’ecik bücük içi boş turşucuk’’ anne baba olduk. Sanalda süperiz. Herşeyi bilir ota boka yorum yaparız . En iyisi bizim bildiğimizdir. Elbette öyledir çünkü hiç bir şey bilmiyoruz. Tek derdimiz karşımızdakine 3 satır yazmak . Tıpkı benim şimdi yaptığım gibi.
Haylazlık anormallik değil. Her çocuğun kirlenmeye hakkı varsa –ki- kirleniyor bedenen ve ‘’ruhen’’ , her çocuğun haylazlık yapmaya da hakkı yok mu ?
Artık yok .
Gerizekalı anne babaları buna izin vermiyor. Dört duvara sıkıştırdığımız çocuklar büyüdüğünde bizlerden intikam alacaklar.
Anne babalarını herşeyi bildiğini sana çocuklarla , çocuklarının hiçbirşey bilmediğini sana anne babaların hikayesidir yaşam .

0 kişi okudu cevap verdi..:
Yorum Gönder
Sesli Düşün !