Köpek olmalıydım ..
Hem öfkenin kokusunu alabilir , hem de rahatça , hayvancasına çıkarabilirdim dışarıya. Tıpkı beni gezmeye çıkaran sahiplerim gibi bende öfkemi tasmalar , dışarı çıkarır , sonra çözer çimenlerin üstüne akmasına izin verirdim . Sürpüntücüler süpürür sonra ..
Öfke renksiz gibi görünür ama renklidir. Renklerinin koyuluk derecesi şiddetiyle doğru orantılıdır. Aritmetik bir formüle vurursak eğer ,
İnsanın ruhunun karesi'nin öfkesi ile olan açısı evrene eşittir.
Nasıl çıkarmalı dışarıya ?
Kişiden kişiye değişir belki de. Bende kontrolsüz gelişen bir algıda bilinç kaybı öfke. Ne kelimelerin , ne bedenin sınır tanımadığı bir tür kusmuk öfke. Öyle bir çıkıyorki ruhumdan , ruh rahatlatıcı hiç bir müsekkin o an görevini yapmıyor.
Görevsizlik kararı verilmiş bir kimyasal oluyor..
***
Gittim .
Yol aktı ben gittim .
Ben gittim yol aktı.
Aktıkça vurdum ruhumun içindeki öfkeyi.
Belki de tek müsekkin yol oldu.
Yol bitince ben bittim .
Ben bitince öfkede bitti.
Döndüm .
2 kişi okudu cevap verdi..:
Sesli düşünüyorum...
Ne yol bitti, ne öfkem...
Haa belirtmeyi unuttum sahi... Ne yol bitti ne öfkem ya, oysa ki ben çoktan bittim... Tükendim...
Yorum Gönder
Sesli Düşün !