Carrie ( Brian De Palma ) : Piper Lourie , kafayı Tanrıyla bozmuş psikopat anne rolüyle sinema tarihine geçti. Kızı Carrie’yi sırf çirkin ve çelimsiz olduğu için aşağılayıp , ayağı takılsa ‘Tanrı böyle istedi'ye bağlayan histeri kraliçesi tiplemesinde birinci sırada. Mezuniyet balosunda kızına ‘ sana gülecekler’ deyip genç kızlık hayalleriyle oynayınca , üstüne de hakkaten öyle olunca Carrie’ye de baloyu yangın yerine çevirmek düşer . Filmi izleyenler , korku filmi izlediklerini unutmuş , gaflet dalalet ve hatta Küçük Emrah gözlerle Carrie’ye acıyarak bakmakta iseler de , Carrie’nin aslında nasssıl fettan , nasssıll şeytani bir tür ölüm makinası olduğunu atlamışlar ya da patlamış mısıra dadanıp tuzlu parmaklarıyla ‘‘en çok şu uzun boylusu gülmüştü oh olsun’’ kıvamına gelmişlerdir.Sırf anneye kızdık diye mezuniyet gecesi kana bulanırmı yahu ? vur dedik yaktı kardeşim ! Neyse olacak o kadar,çekildiğinde sene 1976 idi.. Belki de negatifler tozlanmıştır, ya da benim gözlüğün miyadı doldu . Annemi Trenden Nasıl Atarım ( Danny De Vito ) : Valla böyle anne düşman başına ! Danny De Vito’yu delirten Anne Ramsey ikinci sırada. Oğlunu nefes alışverişlerini dahi kontrol eden ¾ uçmuş teyze tam bir kara komedi örneği. Tabii filmi izleyen türk malı erkek evlatlar , ‘ vayy bücür deyyus ! sen nasıl atarsın ananı trenden ! ‘’ modunda 3-5-2 şeklinde saldırıya hazır konuşlanmışken , De Vito ikizi Arnold Adalezenegger ile birlikte ‘‘ genetik çöplüğüme laf yok gebertirim dayaktan ! ‘‘ şeklinde izleyicileri arka koltuktan bir nevi kontrol eder durumda beklemektedir. O bakımdan filmi izlerken dikkatli olunmalı ve terminatör tehditlerine karşı cips , kola , alaska frigo stokları her an güncel durumda tutulmalıdır.
Alien- Yaratık Serisi (Ridley Scott-JamesCameron-David Fincher) : Her ne kadar üçüncü sıraya yazsam da ve de Ridley Scott abimiz ‘’ ben seni devamını yapsınlar diye mi çektiiim ‘’ şarkısını söylese de , bu filmde bile! bir tür kadınlararası birbirini çekememezlik var . Tabii tek fark hatunlardan birisi birazcık çirkin .( Ama kime göre çirkin?) Ripley,uçsuz bucaksız uzayda ayakta terlik , elde taramalı tüfeğiyle kendine evlat edienecek Newt kızımızı bulmuş da bunarken , erkeksi,soğuk ve kaslı çene yapısıyla ilk bölümden bu yana kadınlığını hiç gösterememiş olmanın verdiği ızdırabı sarışın ufaklık Newt’a analık yaparak dindirmeye çalışırken, sırf Avatarcı Cameron 80 lerin süpsüper silahlarını izleyicinin gözüne soksun diye kızını Alien’e esir verir akabinde geri alır.
‘Evlatlığımı alma benden buz gibi soğurum senden’ misali Alien annenin çocuklarını daha yumurta halindeyken ateşe vermesi, çirkin suratlı ( ama kime göre çirkin?) ağız içinde ağızlı,asitten olma damardan kanlı ama kuyruğuna kadar’anne’ olan dişiyi delirtir. İnsanız ya bizde , elbette Ripley’i tutucaz filmde. Elin uzaylı annesine tezahürat izleyiciye yakışmaz. Yok öyle Temel reis izlerken Kabasakal’ı tutmak ! Bir kadından çocuğunu almayacan usta ! Güzel de olsa çirkin de olsa ( ama kime göre çirkin?) iki hatun kapışırlar.Ve Ripley’in o müthiş hakareti sinema tarihine geçer : ‘’ Onu rahat bırak kaltak !! ‘’ Alien’in üçüncüsü gösterime girdiğinde tüm sinema yazarları aynı başlığı kullandı desek yeridir : Uzaylı kaltak geri döndü !!
Serinin 3. bölümünde-ki benim en sevdiğim bölümüdür- finalinde Ripley’in göğsünden fışkıran bebek yaratığı bir anne edası ile şefkatle tutup maden eritme kazanına ağır çekimde atladığı sahne resmen bir anne bebek karşılaşmasıdır. Daha 1993 de ‘’bu herifte iş var’’ dediğim David Fincher’ın zekasına şapka çıkarmak gerek.
Arkası Yarın...(Tabii kafamı toplayabilirsem)

0 kişi okudu cevap verdi..:
Yorum Gönder
Sesli Düşün !