Pages

15 Ekim 2010 Cuma

Annemin Hatıralarının Resmi Geçidi-3

Telefon çaldı. Telefonun ekranında ‘’annem’’ yazıyordu.

‘’Perdeleri yıkadım gelip asıver.’’

Beni doğururken bunu planlayarak mı doğurmuştu bilmem.Günün birinde perdeleri astıracağım bir oğlum olsun daha ne isterim mi demişti, yoksa taşındığımız evlerin tavanları hep yüksek mi gelirdi ona?

Geliyorum anne deyip kapattım telefonu.

Özenle katlanıp kornişe geçirilecek tutacakları öne getirilmiş bir ton perdeyle karşıladı beni.Ortaokul yıllarında haciz gelen evimizde, icradan kurtarılmış tek tük eşyadan hatıra kalan o eski sandalyenin tepesine çıkıp asmaya başladım perdeleri.. İki tutacağı henüz geçirmiştim ki beklediğim uyarı geldi. ‘’tersten mi başlanır oğlum, önce şu tarafı asacaksın, orta kornişe tak.’’

‘’Peki anne’’ dedim çaresiz.

‘’Çocukken de terstin sen’’ diye devam etti.Herkes top oynardı sen pikap dinlerdin. Plakların da hep B yüzünü dinler ilkini dinlemezdin..

Yedinci tutacağı asmıştım. ‘’Sevdiğimi dinlerdim anne’’ dedim.

‘’Hatırlıyormusun?’’ diye sordu. Göl kıyısında çayır çimeni tutuşturmuştun, yaz sıcağında alevler yükselince itfaiye gelip söndürmüştü. Ne yaramaz oğlandın sen..’’

‘’Hatırlamam mı anne? Babam akşam gelince korkudan eve gelememiştim.O zamanlar sokakta oynardık toz çamur içinde, hiç mikrop kapmadan gelirdik eve’’ diye yanıtladım.

‘’Baban birazdan gelir çabuk ol’’

Ondördüncü kornişte durdum.

‘’Babam öldü anne gelmeyecek’’ diyemedim gene.

‘’Tamam anne’’ diyerek devam ettim. Tamam anne, çocukken de kaçıp kurtulma cümlemdi. Herşeye tamam anne deyip bildiğini okuyan, kısa pantolonlu haylazlıklardan geriye kalan muhteşem yaşanmış hayal ve macera dolu bir 30 senenin mecmu yekünu idi.

‘’Babamla nasıl tanıştınız anne’’ diye sordum yirmi altıncı tutacakta.

Bir kaç saniye cevap gelmedi. Sandalye tepesinde arkam dönük halde cevabı beklerken annemin o anda babamla ilk tanıştığı ana yolculuk ettiğini ve bana geç cevap vereceğini biliyordum. Cevap otuzuncu tutacakta geldi.

‘’Piknikte tanışmıştık. Otobüsün merdivenleri çok yüksekti, baban inmeme yardım etti. İşte öyle bir şey’’ dedi buğulu gözleriyle..

Daha fazla soramadım, titremeye başladığını hissedip sandalyeden indim. Su getirip ilaçlarını içirdim.

Kendine gelip yeşil gözlerindeki nemi eliyle ittikten sonra gülümseyerek hadi bitir işini diyerek tüllerden sonra perdeleri de elime tutuşturdu.

Hepsini bitirdikten sonra kapıdan çıkarken, ‘’güzel astın aferin benim oğluma ‘’dedi. Beş yaşında bir çocuğu sever gibi bir edayla..

‘’Hadi git artık, Beter Böcek seni bekler öp torunumu benim için’’ dedi. ‘’Baban seninle gurur duyacak bu akşam’’ diye ekledi.

Tükürüğümü yutmak için çabaladım ama olmadı. Tıkanıp kaldı tükürüğe bulaşmış cevabım. Cevap vermeden yavaşça çekip kapısını..... çıktım..

Babam belki de her gece geliyordur. Belki hergece uyuyorlar birlikte. Annemin anılarının resmi geçidinde...

18 kişi okudu cevap verdi..:

  1. Hüzne bulandım Syrakusa. Canlandırdım gözümde, dayanamadım izlemeye. Dağıttım! Dağıldım :(

    YanıtlaSil
  2. :(( sabah sabah içimi parçaladın ya

    YanıtlaSil
  3. yahu ne yaptın sen,dağıldım boğazım düğümlendi...

    YanıtlaSil
  4. nefesim tıkandı.. boğazımda bir tomar düğüm... yürek bölgemde bir girdap...

    YanıtlaSil
  5. yaşandı ve kayıt altına alındı. sizleri üzmek için yazılmadı. üzgünüm. syrakusa bugün güldürmedi. affedin. içimde tutamadım.

    YanıtlaSil
  6. ne diye böylesin, ya da niye bizi üzdün denmez, denemez zaten.. olur arada böyle günler de.. ama öyle bir yazmışsın ki, perdeleri asan Syrakusa da ve perdeleri astıran anne de ben oldum o anda.. inan ki abartmıyorum, okuduğumdan beri gözyaşlarım birikti göğsümde sanki.. ne dışarı çıkabildi, ne alıp başını gidebildi..

    YanıtlaSil
  7. sen nasıl bir adamsın syrakusa...
    ya kahkaha ya hüzün...
    beter böcek neler anlatacak büyüyünce kimbilir...

    YanıtlaSil
  8. çok dokunaklı bir yazı olmuş gerçekten. Syrakusa hep uçlarda gezdiriyor bizi, ya güldürüyor ölesiye ya ağlatıyor ciddi ciddi.
    Life is beautiful...

    YanıtlaSil
  9. Buna pastörize olmak deniyor :))

    YanıtlaSil
  10. çok beğendim ben de çok duygusal bir yaşantıyı çok güzel aktarmışsın, insan biraz da geleceğe yolculuk yapmalı değil mi, bakalım ileride perdeleri astıracak birilerini bulabilecekmiyiz...

    YanıtlaSil
  11. Kalbime oturdu yazdıkların. Syrakusa, düşünsene sen de hala annen için beter böcek ne kadar ufacıksa; o kadarsın.
    Onların yanında, hiç büyümemiş kalıyoruz.
    Allah rahmet eylesin, baban ve annen umarım hep birlikteler, annenin rüyasında veya belki sen kornişlerle uğraşırken bile.

    YanıtlaSil
  12. Merhaba Syrakuza,

    Yaşam böyle bir şey işte ! An' larda anılar gelir insanın burnunun ucuna, sonra burnunun direği sızlar... babam öldükten sonra annemin onu hep rüyalarında ziyaret ettiğini 3. bir şahıstan öğrenmiş ve şaşırmıştım. Çünkü bu konularda derinleşebileceğini bilmiyor insan, bu derde düşmeden önce (!) Öyle güzel tasvir etmişsiniz ki, daha fazla uzatarak saçmalamak istemiyorum.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  13. Tüm hikaye gözümde canlandı sanki, hüzünlü ama sadece hüzünlü demek tanımlamıyor. Eski mutlu anılar bile uzaklaştıkça acı vermeye başlıyor galiba.

    YanıtlaSil
  14. Syrakusa

    ''üzgünüm. syrakusa bugün güldürmedi. affedin. içimde tutamadım.''


    demıssın
    lutfen sakın ola üzülme
    blog komsun olarak soyluyorum
    hayatın ta kendısını paylasmak uzere buradayım ben

    o da bazen hüzündur
    bazen mutluluk..

    yazdıklarında kendımızı buluyorsak..
    samımıysen
    ki oylesın..
    dogru yerdeyım
    dogru yerdeyız.

    YanıtlaSil
  15. tüm yorumlarınız için teşekkürler. hayata dair paylaşımlar bazen böyle de olabiliyor..syrakusa pazartesi günü bir proje ile dönecek.. coming soon..

    YanıtlaSil
  16. konuyla alakasız ama şablon sapıklığı konusunda benle yarışırsınız sayın syrakusa.

    YanıtlaSil
  17. evet syrakusa eminim baban her gece geliyordur... ben de her gece annemin gelip, üstümü örttüğünü düşünüyorum... insan sevdiklerinin öldüğünü kabullenemiyor... kabullenmemelide...ben hala kabullenemiyenlerdenim!

    YanıtlaSil

Sesli Düşün !