Kendin kaşındın Syrakusa.Karşına sürekli bankacı,öğretmen,mühendis,avukat falan çıkacak sanıyordun değilmi? Al sana! Sanat tarihçi arkeolog. Yaz da görelim...
Bir insan sanat tarihçisi olmaya olur elbette. Bir amacı vardır. İlber Ortaylı gibi TRT’de izlemeyi çok sevdiğim programlar yapar.Yeni kuşağa sanatın gelmişini geçmişini yedi sülalesini öğretir, baktığı sanat eserini künye okur gibi okur, bir bakışta kaçıncı yüzyıl mahsülü olduğunu (zeytin ya bu anasını satayım), hangi dönemde kimler tarafından yapıldığını çevresindekilere anlatır ve geriye çekilerek insanların kendine olan hayran bakışlarını izler ve mağrurca uzaklaşır. Bizim gibi sanat eseriyle öküz tren ilişkisine girmez. ‘’Nolcak bunu bende yaparım’’ diyerek 7 milyar insanı kendine güldürmez, bereket tanrısı heykeline ceket askısı muamelesi yapmaz.İyi de bir insan neden arkeolog olur?
Dahası hem sanat tarihçisi hem arkelolog hem de anne olursa ne olur? (arkelolog değil arkeolog! Daha yazmasını bilmiyorsun bir de ahkam kesiyorsun syrakusa)
Sıyırır!
Kayışı koparır, kendini marsta zanneder.
İşte uzaylı anne Gülay böyle doğdu çocuklarım.. (Kız şükufe! sallanan sandalyemi salla bakiim. Sallanmadan anlatamıyorum. Hadi sallanma çabuk!) Onun efsanesi bütün galaksiye yayıldı, nesilden nesile ulaştı ve blog oldu.. Erdi yani..
Arkeologlar alerjisiz insanlardır ve temizlik delisidirler. Bütün ömrü hayatlarında evlerini süpürdükleri yetmezmiş gibi taşı toprağı da süpürürler.Tarihi eser bahane, maksat temizlik egoları tatmin olsun yeter. Arada bir sanat eseri de gün ışığına çıkarsa o da kısa günün karıdır. Gülay, sıkça takip ettiğim şimdilerde annelik sanatının tarihini yazmakla meşgul olan, işten elini eteğini çekmiş ama toprak süpürme fırçasını çekmemiş bir blog dostumuz. Taliş adındaki miniğini yetiştiriyor ve ona hiyeroglif dilini öğretiyor. Her anne gibi o da çocuğunu orhun yazıtlarına tercih edip, donmuş mama içinde vitamin ve mineral arayıp günışığına çıkarma arzusunda. Uzaylı arkeoloğumuz Gülay’ı izlediğimiz kadarıyla arkeologluktan yana pek bişey bildiği yok ki geçenlerde bana danışıp ‘’syrakusa, engin bilgilerinle mesleğimi bana anlat’’ dedi.. Ben de uzun bir süre gözlerimi kısıp hindi gibi düşündükten sonra ‘’olar’’ dedim. (Sırf bu paragraf yüzünden zebaniler cehennemin dibini bana kazdıracak ve cennette olan Gülay’ın eline kapalı devre kamera sistemi verip cennetten ona denetlettirecekler..Gülay ben ettim sen etme diye yalvarıcam ana nafile azizim.)
Arkeoloji öyle yabana atılacak cinsten bir iş değildir. Sadece uzaylılar yapabilir. Örneğin Mısır piramitleri. Kesinlikle insan işi değildir. Kazara kuma gömülse uzaylı anne Gülaydan başkası süpüremez üstünü.. O kadar kumu tepeyi ben süpürücem, inanın E.T.’yi tanımam valla.Arkeoloji okuyup da yarım bırakanlar çok pişman olur. Çünkü olsa olsa diploma alamadıkları için belediyenin kanalizasyon açma ekibinde lağım kazarlar. Oysa ki diplomalı uzaylı annemiz öyle mi? Hem sanatın en ince detaylarını öğrenerek şu anda eşi olan zavallı faniyi, o ‘’Gülaydan önce hayatın anlamını keşfedememiş biçare erkek kişiyi’’ etkilemiş, kalbinin derinliklerini kazıyarak aşkını ortaya çıkarmış ve son fırça darbesiyle de Talya denen o mükemmel eseri günışığına armağan etmiştir.
Aslında istifa etmese, Steven Spielberg haletmiş diyebilirdik. Kazıları sırasında kayaya yapışmış sivrineği o bulur, DNA’sından dinozor yapar, UzayPark’ı kurar ve trilyona beş basardı.. Üstelik İndiana Jones'u da parkın bahçesine bekçi yapardı. Ama olsun.Talya, uzaylı anne için ortaya çıkardığı değil hayat verdiği bir tapınak. Bu da ona yetiyor..
(Yarın: Müge/İçimden Çağlayanlar)
35 kişi okudu cevap verdi..:
sabaha gülerek başlamak ne güzel, tuttuğun altın olsun ne diyim:))
arkeolog temizlik ve süpürge ilişkisi, bayıldım buna:)))
Sinem :) Bakalım cuma günü de gülecekmisin sıra sana geliyor cuma günü :)))))
Arkeologlar temizlk hastası mıdır :)) Bunu bilmiyordum yeni öğrendim. Merakla bekliyorum her sabah şu yazı dizini. Güldürdün yine yaaa :)
Ba-yıl-dımmm:))
ne demeli başka bilmiyorum ki...
"Talya, uzaylı anne için ortaya çıkardığı değil hayat verdiği bir tapınak. Bu da ona yetiyor.."hele de bu cümle dağıttı beni.
Aklına,yüreğine,kalemine sağlık Syrakusa
Sen hep yaz,sürekli yaz emi;)
Harıka bı yazı dızısı oldu bu
merakla ve severk takıp edıyorum:)
koptummm.. ellerine sağlık.. süper olmuş!!!
Maskülen ; kahkahaların daim olsun..
Gülay, sürçü lisan ettiysek affola. Bloğundan gördüklerim bunlardır.:))
Öykü takip ediyormuydun sende ? :) Süper..
Müge yarın ifadeni alıyorum :)
al tabii ifademi.. kim korkar hain kurttan :)) İnanbüyük bir zevkle bekliyorum Syrakusa!!
Kim bilir gün gelir ben de seni yazarım ve gözüne ışığı ben tutar ifadeni alırım :)
Işıksız hayatlarımıza aydınlık, sürprizsiz günlerimize merak, monoton saatlerimize heyecan oldu bu yazıların (nası ama, çok derin konuştum di mi? :pp)
Çok derin oldu :)))
bana bak yayınla yorumumu haaa korkmadan yayınla :) düşecen elimize :)
Arkadaşlar... Bu syrakusa kişisi yazıyor döküyor ya hani bizi. Biz de onu yazalım lütfen. Hatta bir tarih belirleyip hep beraber yazalım... Yazalım mıııııı??????????????? Yazalımmm... Yazalımmmmmmm...
Yılmaz Özdil bir,
Syrakusa iki
Başka da tanımam :-)
@ Vız gelir, Tırıs gider;
Düşünmediysem ne olayım, ben varım. +1
Aman çok keyifli olacak bu yaaaa :))) haydi syrakusaya bir iki, syrakusaya bir iki. yok mu artıran arkadaşlar...
Gökşen kesin bloğuna girip bilgi topladığımı gördün dimi :)) Lal değil ama sen hakkında word de atıp tutmaya başladım haberin olsun :)
Dın dın dın dın dııın
açıklama: cem yılmaz'dan köpek balığı yaklaşıyor efekti :-)
Bence biz işi gücü bırakıp dergi çıkaralım yahu, çok eğleniyorum ben yazarken :-)
:) Fena fikir değil :) Pazartesi yayındasınız Lal ve sen :)
Ya da "dının dındının, dıınn dınn, dının dındınınn dıın dın" yok yaa bu başka bir programın müziğiydi hay allah :) karıştırdım :))) eheheheee
ben zaten varım yazmaya (bknz: 9 yorum yukarısı) :D
gün belli olsun, dökelim aynı anda :)))
Maskülen sanırım görevimiz tehlikeydi :) Müge işte şimdi bittim :)
yok yok bitmedin..
hımm bilmem, belki de bittin..
emin değilim..
dur ben bi istiareye yatayım da göreyim bakayım bittin mi bitmedin mi :))
Huhhh! toparlandım ve geldim :))
EVET ARKADAŞLAR SYRAKUSA'YI ALT ETMEK İSTİYORUM KİRLİ ÇAMAŞIRLARINI BLOGA DÖKMEK İSTİYORUM DİYENLER VARSA GELSİN... VARIM DEMENİZ YETERLİ :)
Son durumu bildiriyorum;
Selen (Vız gelir tırıs gider)
Müge
Gökşen
başvuruları buradan topluyoruz efeem :-)
Openheimer atom bombası patladığında ''tanrım ben ne yaptım'' demişti...
Şimdi sıra bende :)))))
Ahahahahaa :)) sloganımız da "yaşasın kötülük" biliyor musun? :))
:) Bir işim olsa ben de katılırdım!
maskülen çok yaşa emi :)
Aida Salem, işin yoksa bile arkana bakmadan kaçtığın işin var :) Onu dikkate almamı istermisin?Büyük Kaçış'ın hikayesi olsun mu ? :)
Seleen yazık ya.. bak benim merhamet hislerim ayyuka çıkmaya başladı..
neyse şaka bi yana, Syrakusa'nın yaptıklarında çamaşır yıkama hali yok aslında.. adamceğiz kıyın kıyın, tatlı tatlı yazmış işte.. Ve aslında yaptığı iş hiç de kolay değil.. takdir ediyorum çok.. sadece bloglarda yazılanlar ve meslekler çerçevesinde fikir üretmek de hiç kolay değil gibi geliyor bana..
(benimle ilgili yazacaklarında insaflı olsun diye yıkama yağlama yapan blogçu kadın)
:))))
Müge tamam siliyorum kötü satırlarımı :))
Ahahahaa Müge çok tatlısın yaaa.
ne kötülüğümü gördün ey Syraların kusa'sı?? :)))
Allah razı olsun Selen (doğru di mi 'Selen'? yukarıda bi yerden kopya çektimdi de)
A-ha! Harika bir yazı dizisi bu :) Gülay'ı ve Taliş'i burada görmek ne güzel, zira bayılırız bu ikiliye biz :))
Arkadaşlar korka korka günümü bekliyorum, yine de tüm cesaretimle bugünden bildiriyorum ki Syrakusa harekatına bende varım:))) Günü ve yeri bildirin yeter...
Berna hoşgeldin:)
Sinem cumayı bekle :))
Hahaha harika fikir :) Hem nasıl olsa senin de işin, en iyi sen anlarsın! Bu arada diplomama göre siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerciyim ve hatta şimdi bir de avrupa birlikçisi................
:)
pekala anlaştık :) Aida Salem de yazı dizimize katıldı :)
Yorum Gönder
Sesli Düşün !