Bunu ne zaman duysam aklıma 1993 de Sertap Erener’in çıkardığı ve sonrasında bu kadar kaliteli iş yapamadığı Lal albümü gelir.( TRT’de Erhan Konuk’musun be kardeşim!)
Albümün bende bıraktığı etkindenmidir, albümdeki şarkıların birinin Gabriel Salvatores’in 1992 yapımı oscarlı muhteşem ‘’Akdeniz’’ filminin tema müziği olduğundanmıdır ne, ‘’Lal ve Ben Büyürken’’i Beter Böceğin bloğunda ilk keşfettiğimde anında izlemeye aldım. Hem Lal, hem de bu adı almış olan sevimliliğin doruklarında bir kız çocuğu vardı ve Lal ile büyüyen kocamaaann kadın olmuş, ayakları yumuşak kalıp 38 numaraya kadar çıkmış, 17 inç yatay ekran gözlükleriyle ortalığa nam salmış, ama ruhu Lal kalmış annesinin yazılarını takibe başladım.Takip ederken arada bir takılıp düştüm ama olsun neyseki farkedilmedim. Mazallah 23 Nisanda doğup adı gibi büyülü bir günde 23 derece 44 dakika yamuk bir gezegene merhaba demiş o miniğe rezil olmak vardı :))
Lal’in annesi hakkında bu kadar atıp tuttuktan sonra kafaya oklavayı yemeden derhal mesleğine geçiyorum. Digital Ajansta Ferforje Yöneticiliği... Yok, proforma yöneticiliği... neydi? Haa Proje Yöneticiliği....(üçüncüde bulmasaydım oyunda yanıp ebe ben olurmuydum bilmiyorum neyseki buldum en sonunda..
Çalışmadığım yerden çıkmasa olmaz zati. Nedir ki bu dijital sayılsal projeler? Üstüne üstlük bir de onları yönetmek? Bağa bah Gökşen sen başımıza anarşik mi olacan gız! Tööbe tööbeee... De get kuyudan su getir, ahşama Lal çorba istediydi kaynatıverem garii yazıyı yazarkene..
Fotoğrafı seven, Bozcaada hayranı olup Ankara’nın taşına toprağına da gönül koyan Gökşen arkadaşımız teknolojiyle direk ilgilenir, dijital fotoğraftan tutun da dijital yemek yapımına kadar her türlü projeyi ajansında yönetir. Reklamcılık zeka işi. Benettonun’un reklamcısı italyan, sırf zekası yüzünden tasarladığı reklamlar yüzünden mahkemelik olup Benetton’a bir servete malolurken, Gökşen kendini mahkeme koridorlarında süründürmeden tasarlıyor, yönetiyor kendi dijitallerini.
Gökşen, yaşamın sayısal kısmını hayatına dahil edip, hayatında bir kere bile sayısal tutturamamış bir annedir. Sırf sayısalı tutturamadı diye loto makinelerini o tasarlamış ve şansım yok bari şu makineye ‘’sen seç’’ kısmını da koyayım diyerek beni büyük bir zahmetten kurtarmıştır.Dijital ajansta ufacıcıkın negatiften dana kadar billboard’ı nasıl tasarlarlar? Dahası nasıl yönetirler bunu anlamış değilim azizizm. İşte burada Gökşen’in yaratıcı yönetici dehası giriyor devreye..Tabii atlanmaması gereken önemli noktalardan biri de reklam panosuna asılcak billborad’ın temizliğidir.
Çorba berbat oldu sakın içmeyin böğğkk!! Syrakusa’nın çorbası ancak bu kadar olur..
Panoya asılı bir önceki reklamın rengine göre yeni reklamın zemin renginin uyumlu olması, şampanya rengi duvara çimen yeşili sürülmüş gibi görünmemesi, tek parça asılamayacağından parçaların baklava şeklinde değil dikdörtgen şeklinde düzgün kesilmesi, reklamı panoya sıvayacak adamın hipermetrop olmaması gereklidir. Eğer hipermetropsa yeni reklam ile altında kalan reklam içiçe geçer ve ortaya mutant bir reklam çıkar.
‘’ Paslanmaz çelik taban,3GB Ram,ısıya tabana yapışmayı önleyen hard disk, AyBiEm laptop ile herzaman mükemmel kabaran börekler pişirin’’
Böyle bir ürünü kimse almayacağı için (tam tersi olursa hipermetrop sıvacıyı ruhani lider bile yaparlar) fatura digital ajansa kesilir, ajans da önce hipermetrop abiyi sıvar, sonra da bütün panoları tek tek temizletir. Bütün bunların olmaması için dijitalleri yönetmek Gökşen’in işidir.
Lal, büyüyünce bu digital işler nasıl olur bilemem ama Gökşen Lal’i sadece teknolojik ortamlarda değil her ortamda dahası yüreğinde seviyor. Hatta mevsimin ilk mandalinasını yerken, Lal’in inanılmaz sorularına cevap verirken, Bozcaadanın kumlarını ağzına sürerken ve bilhassa kendi de onunla büyürken.. Lal, Gökşen’in dijital dünyasında etten kemikten minicik bir kalp ve hergeçen gün hiç bir billboard’a sığmayacak bir sevgiyle büyüyor..
(Yarın: Pilli Petro)

8 kişi okudu cevap verdi..:
Sayende birçok yeni meslek öğrendik üstelik bilmediğimiz yönleriyle:)
birgün bir yayınevinden teklif alırsan hiç şaşırmam "üniversiteye hazırlananlara meslek seçiminde faydalı bilgiler" kitapçığı:))
digital ajansta proje yöneticiği çok zordur bu meslek, ben normal ajansta bile zor yönetirim gibime geliyo :P
ahanda korktuğum başıma geldi :S şaka şaka merak ediyorum ne yazacaksın diye :))
"Ferforje yöneticisi" bunu okuduğumda beni yerden kazımak zorunda kaldılar :)) Çok komik ve çok güzel yazmışsın Syra, allah seni başımızdan eksik etmesin :))
Ayrıca, Lal'in isminin tam da bahsettiğin gibi Sertap şarkısından ilham aldığımdan hiç bahsetmediğim halde senin bi çırpıda bu teşhisi koyman sadece meslekler konusunda hicvetmenin ötesinde ajanlık mı yapıyor acaba diye düşündürtmedi diil bilesin:)) Kalemine sağlık, harika yazmışsın.
İmza: dijital tabanlı, sayısal sen-seç'li ıspanaklı börekten bozma anarşik bilboarddan olma ferforje gökşen
not: ciddi kimlik bunalımı yaşıyorum, imdaat!
Sinem, o kitabı çıkarmak bir yana beni yayınevine bile sokmazlar :))
Nihan, dur bakalım senden neler çıkacak :)
Pilli Petro sıra sende.. Kaçabilirsin ama saklanamazsın:)
Gökşen ; :)) Kimliğin karıştığı için üzgünüm :)))) Hoşgörün ve hoşgörünüz için teşekkrüler :)
Gene güldürdün.. ve düşündürdün :) (Nasreddin Hoca mısın nesin) :pp
Arkadaşlar, geri dönüşüm projemiz kapsamında bu sayfa sahibiyle ilgili yazım sabah saatlerinde yayına sunulmuştur. İlgilenenlere duyurulur :))
Syrakusa kusura bakma, ilân etmek zorundaydım. Çünkü çoğu kişiyle ekli değiliz, göremezler. Ama haklarında yazılar yazılan insanlar olarak, o yazıyı okuma hakları var di mi? :)
Hele de aynısını yapmak isteyen blog kardeşlerimin :)))
syrakusa,
senin okumak çok keyifli:)))
sevgiler...
Müge, ne fenasın sen :)
Cep Aynası teşekkürler:)
Yorum Gönder
Sesli Düşün !