Pages

23 Kasım 2010 Salı

Buz


Hiçbir insanın ayak basmadığı bir buz parçası düşlüyorum. Soğuk rüzgar sesinden başka hiç bir sesin olmadığı, zamanın durduğu bir buz kütlesi üstünde, çelik kancalarla gökyüzüne kendimi sırtımdan asarak buzla kaplı bir gölün içinde bir kuğuyu izlemek istiyorum. Çıt bile çıkarmadan..

Mavi buzdan sesler duyuyorum. Dünyada hiç bir enstrumanın çıkaramayacağı sesler çıkarıyor. Tüm buzulların o sesi dinlerken çıt çıkarmadan eridiğini izliyorum.

Benden başka kimsenin olmadığı bir gezegende kendimi gökyüzüne asmak istiyorum. Çıt çıkarmadan rüzgarı izlemek.. İlk yaşamın başlamasına tanık olurken buzullaşmış bedenimin çıt bile çıkarmadan eriyip suya karışmasını düşlüyorum.

Sarı saçlı bir kız çocuğu izliyorum. Buz üstünde rüzgardan başka hiç bir oyuncağı olmayan sarı saçlı bir kız çocuğu.. Rüğzgarın havaya kaldırdığı buz tozlarından müzik yapışını izliyorum. Bedenim hala kancalara takılıyken.. Çıt çıkarmadan izliyorum sarı saçlı kız çocuğunu.. Müziğine sessizlik eşlik ettiğini biliyor benim izlediğimi bilmeden..

Kendimin ne olduğunu bilmeden asmak istiyorum kendimi gökyüzüne..
Buzların üzerinde rüzgara asılırken kim olduğumu bilmek istemiyorum.


İnsan eliyle yapılmış hiç bir maddenin olmadığı bir buz kütlesi üstünde durmak istiyorum.
Buz, benim onu izlediğimi bilmiyor ama ben buzu izlediğimi biliyorum.
Kanca bana ihanet etme!

2 kişi okudu cevap verdi..:

  1. Eline sağlık, kısa,öz ve derin bir yazı olmuş. Daha burnunun akması bitmeden buzlara soğuklara vurduğun için anneliğim tuttu, syrakuussssa gel buraya diyesim geldi. Tuttum ama!

    YanıtlaSil
  2. Sağol Aslı, burnumun akması bitti ama içimde bişeyler hala akıyor..

    YanıtlaSil

Sesli Düşün !