Pages

31 Aralık 2010 Cuma

Paramparça Aşklar Köpekler






Octavio ve Suzanna

Ağabeyi Ramiro’nun genç ve saf karısı Suzanna’ya delice aşık olan işsiz güçsüz Octavio. Serseri ruhlu ipsiz sapsız bir market kasiyeri olan ağabeyinden nefret eder ve karısı Suzanna’yı ve bebeğini alıp yaşadığı çöplükten kurtarmayı düşler. Düşünü gerçekleştirmek için gerekli tek şey paradır ve Octavio parayı köpeği Cofi’yi köpek dövüşlerinde dövüştürerek biriktirmeye çalışır. Octavio’nun hayatı Suzanna ile kesişirken Ramiro, köpek Cofi ve New Mexico şehri, banliyöden daha alt bir tabakanın gerçekleridir.


Daniel ve Valeria

Reklamcı Daniel, kendinde yaşça küçük manken Valeria’ya aşık olur. Aşkı karşısında iki çocuğunu ve karısını terkederk sevgilisi Valeria ile yeni aldıkları apartman katında birlikte yaşamaya başlar. Valeria’nın çok sevdiği köpeği de onlarla birliktedir. Hemen herşeye sahiplermiş gibi görünen yeni çiftin hayatı talihsiz bir olay karşısında harabeye dönecek ve sahip olmak ile bedel ödemek arasında kalan bir hayatı yaşamak zorunda kalacaklardır.




El Chivo

New Mexico sokaklarında bir evsiz olarak yaşayan El Chivo adındaki yaşlı adam, ardında bıraktıklarından haberdar eden bir eda ile dolaşır. Köpekleri ile birlikte bir depoda pislik ve sefalet içinde yaşayan El Chivo’nun kim olduğu ya da geçmişi, köpeklerinin sarmalında ve New Mexico’nun varoşlarından üst tabakalarına kadar olan ince hatta bir bir ortaya çıkacaktır.



Ve bu iç farklı hayatın öyküleri feci bir trafik kazasında kesişecek, varoluş, yaşam ve kader üzerine sorular sormadan, ince ince ‘’insanı’’ öne çıkararak şiddeti de vermeyi ihmal etmeden kaderin bağlayıcılığı üzerine şiirselleşecektir.

Meksikalı yönetmen Alejandro Gonsalez İnnaritu’nun 2000 yılında çektiği uzun metrajı Paramparça Aşklar Köpekler, (filmin orjinal adı Amorres Perros/Aşklar Köpekler.. Paramparçayı kim neresinden uydurdu bilmiyorum) Cannes Film Festivalinde gösterildiğinde diğer tüm filmlerin önüne geçerek aynı yıl en iyi yabancı film oscarına aday oldu. 21 Gram ve Holivut destekli büyük bütçeli Babil’in yönetmeninin Meksika’da ispanyolca çektiği film, bizde pek tanınmasalarda güney amerika sinemasında çok bilinen ve dünyaca ünlü oyuncular içeriyor.

Aşk olgusunu metaforik olarak kesişen hayatlar şekline sokup gösterse de metaforik olarak köpekleri de kesişen hayatların içine sokan İnnaritu, planlarını sadelik ve görsellik açısından şiirsel hale sokmasa da, gerçek dünyada yaşayan gerçek insanların hayatlarında oya işler gibi incelikli bir anlatıma girişiyor. Filmin süresi ne uzun ne de kısa. İnnaritu’nun anlatımına bağlı olarak başlaması gerektiği şekilde başlayan, ve bitmesi gerektiği şekilde biten (belki de bu sadece bana göredir) bir şiddeti de içinde orantılı barındıran bir liriğe sahip. Yaşamın kıyısında tek ayak üstünde duran hayatların yanındaki köpekleri filmin karakterleri haline getirmekte izleyicinin metaforlara film bıyunca sadık kalmasına izin veren İnnaritu, usta senaristi Gulliermo Arriaga’nın ustalıklı senaryosunu görkemli bir şekilde perdeye aktarmayı başarıyor.

Yeni senede sinemanız bol olsun.

4 kişi okudu cevap verdi..:

  1. Geçenlerde başladım seyretmeye ama bana çok dokanacak gibi geldi ve ilk bölümü bile bitirmedim zaten Babilden mimleşim adamı, iç kanırtıcı bir filmdi o da aynen, ama diyorsan ki dayan sonunda huzura ereceksin, tekrar koyiim cd'yi üstüne de bir sakinleştirci içerim artık...
    Sende çok film yaz yeni yılda:)

    YanıtlaSil
  2. Dayan üstad :) sende yaz keyfimiz yerine gelsin :)

    YanıtlaSil
  3. Evet evet yeni yılda daha çok sinema yazısı isteriz ;)

    Az önce Sinem'in blogunda sinema yazısı okudum, şimdi de burda. Herhalde bu yıl çok filmli bir yıl olacak :)))

    Dokunsa da izlemeye değer bir film...

    YanıtlaSil
  4. çokkkk severim...

    21 gramı da...
    10 yıl mı olmuş seyredeli ???
    ne çabuk geçmiş zaman dün gibi...
    mutlu yıllarrrrr

    YanıtlaSil

Sesli Düşün !