Mühim not : Bu yazı okura pek bişey katarmı bilinmez, ona göre oku..
23 derece 27 dakika yamuk bir gezegende yaşıyoruz.
Dik olsaymış ya da hızında 1 kilometrelik bir azalma vukuu bulsaydı, bu gezegen üstünde tepinen ne varsa uzaya savuracakmış.
Kimse bu gezegene ‘’yamuk yapma bana darılırım sana’’ diyemez. Zira diyecek adamın ciğeri körük gibi olmalı.Nefesini ne kadar tutarsa o kadar yol alır koca boşlukta. Aman karadeliklere dikkat, kafanızı çarpmayın! Nefes bitince de sakın ışıklı koridora doğru yürüme.. Düşer kalçanı kırarsın billa.

CERN'de yapılan en son deneyde protonlar 7 Tev hızında (nedemekse artık) çarpıştırıldı. İlk çarpıştırma 4 Tev hızındaydı. 7 Tev’lik çarpışmada bazı protonların birbirine sıkı sıkı bağlı olduğu görülmüş. Bize göre ‘’protonların aile bağları çok güçlü’’ yorumu yeterlidir. Ama fizikçiler olaya bu kadar sığ bakmıyorlar elbette. Bu sıkıfıkılığın onların dilindeki anlamını bilmiyoruz, ilerde çözücez. Dahası bizim çocuklarımız çözecek.. Tarihi belli olmayan bir gelecekte bu kez 14 Tev hızında ve ışık hızına yakın çarpıştırılacakmış.
Sıkıfıkılar birbirinden ayrılırmı ?
Higgs parçacığı görülebilir mi?
Atomu oluşturan madde 1 mikrosaniyeliğine belirir mi ?
Fatmagül aklanırmı görücez.
Einstein, ‘’ Tanrı zar atmaz’’ demiş zamanında.
Bu kimilerine göre e=mc2’ nin anlaşılır hali, kimilerine göre de ‘’bak gördünüzmü biz haklıyız’’ meselesi.
Stephen Hawking, ‘Zamanın Kısa tarihi’ kitabında ‘’belki atabilir’’ dedi. Şimdi de ‘’insanoğlu başka bir gezegende yaşamanın yolunu bulamazsa bittik’’ diyor. Üstüne de ekliyor : ‘’evrende yalnız değiliz ama üçüncü türden yakınlaşmaladan kaçının’’
Der tabii. Der.
GORA’da elin uzaylısına öyle muamele yaparsan onlar da popolarından şimşekler çıkarıp kızartırlar bizi. Bu işe de en çok Spielberg güler.
Higgs parçacığını bulurlarsa elimize ne geçecek? Önce Higgs parçacığı da neyin nesi onu söylemek lazım: Kimileri buna Tanrı parçacığı diyor. Evreni oluşturan elementleri oluşturan madde. Yani atomun atomu.
Evet? Ne geçecek elimize?
Bu soruyu bu kadar basit ve aşağılar gibi sorduğum için fizikçiler CERN tüplerine beni koyup 100 Tev hızında patlatacaklar kafamı.Amacım basit soru sormak değil olayın büyüklüğünü izah ederken blog sınırları dışına taşmamak için basite indirmek.
Ne geçecek biliyormusunuz?
Bilinen tüm fizik kuralları ya yıkılacak, ya da doğru oldukları kanıtlanıp elde edilen bilgilerle daha ileri gidip, koyun eşek kopyalamaktan çok daha ileri, evren kopyalamaya gidicez. Asimov yaşasa benimle gurur duyardı. Fatmagül ise derdine yansın! Tam ‘’o’’ anda ışınlansa 3 sarhoş elleri belinde nal gibi kalacaklardı. Neyse küçük bir zamanlama hatası diyelim.
Rus matematikçi Dr. Grigory Perelman'ın, çözülemez denilen problemi (100 yıldır matematikçilerin çözemediği Poincare Varsayımı problemini çözen Perelman, çözümü de internette yayımlamıştı. Poincare Varsayımı: Dört boyutlu uzay üzerine varsayımın denklemsel ispatı) çözdüğü ve ödül olan 1 milyon doları almadığı biliniyor. Annesiyle derme çatma bir evde yaşan ,öğrencilere özel ders vererek ve annesinin emekli maaşı ile yaşayan adam problemi çözdükten sonra evine hücum eden basın mensuplarının karşısına çıkmıyor. Annesi basın mensuplarının ‘’Perelman nerede?’’ sorusuna ‘’problemi çözdükten sonra dağ çileği toplamaya gitti’’ dediği biliniyor.
Einstein evreni tam olarak açıklayamadan öldü.
Hawking dahasını da bulacaktı ama bedensel olarak ciddi biçimde engelli.
Perelman çözümün ardından konuşmuyor çilek topluyor.
Bu adamlar bişey görüyor ve biliyor ama susuyor.
Bakalım CERN konuşacakmı?
Canım çilek çekti bu arada. Fatmagül, git CERN’in bahçesinden çilek getir ama sağlam dön. Hadi bakim.