Pages

16 Şubat 2011 Çarşamba

Dediğimi Yap, Yaptığımı Yapma

Yeni bir teknoloci üzerinde çalışıyorum. Bloğu matik hale getirip Syrakusamatik adını vericem.

Syrakusamatik.. Syrakusa’dan neyi eskik?

Yapmaktan hoşlandığım şeyler var. Ama biraz tehlikeli.

Sıradışı sporlardan, ya da asgari ücretle yaşamaya çalışmaktan bahsetmiyorum. Benimkisi toplumsal tehlike ve risk unsurları. Dış görünümünü düzeltip insanların sana olan bakışlarında ‘’bu herife yaklaşmayayım’’ parıltısını yakaladıktan sonra, maskenin ardına saklanıp muziplik yapabilirsin. Zaten olayın tehlikesi de burada.

Perşembe günleri biz üç arkadaşın vitrin karşısında yalanma dilenme günüdür.

Perşembe sabahı sinek kaydı traş olunur, iyi parfümler serpiştirilir ve gardropta mevcut en iyi takım elbise giyilir, kol düğmeleri takılır, gözlük camları silinerek temizlenir, ele evrak çantası alınır. Taksiye ıslık çalsan limuzin durduracak bir konseptte iken işyerinin yakınında bulunan tavuk çevirme dükkanının önüne gelinir. Vitrine iyice yaklaşıp, vitrinde döne döne kızaran nar gibi tavuklar izlenmeye başlanır. Vitrine bakarken başını hafiften sağa eğme, dilini çıkarıp üst dudağını yalama ve bir elini vitrine dayayıp hülyalı gözlerle tavuğa aşıkmış gibi ama mahzunlu bakma olayı gerçekleştirilir. Arada bir de arkadaşlarla birbirine bakıp ‘’mmm nefiss’’ mimikleri yapıp tekrar vitrine yapışıp camı yalamak lazım ki olay inandırıcı olsun.

Buraya kadar sadece yoldan gelen geçenin dikkatini çekersin ama asıl komedi dükkan sahibi ile göz göze geldiğinde başlar. Dükkancı bir kılığına, bir de hareketlerine bakıp ne yapacağını şaşırır. Eliyle buyur eder ama sen o anda başını mahzunca öne eğip kafanı hayır anlamında iki yana sallar ve tavuğa bakmaya devam edersin. Göz ucuyla dükkancını surat ifadesi seni gülmekten işetmeye yeter ama tutarsın. Tavuğa yalanırken diğer arkadaşın son model telefonunu çaldırır. Blackberry'ni çıkarır, dükkancının duyabileceği yüksek bir sesle milyon dolarlardan, Bebekteki evin satın almaktan, dün gece kumarda 100.000 TL kaybettiğinden bahsedersin. Sonra tavuğa sulanmaya devam edersin. Dükkancı’nın şirazesi kaymış sana nasıl davranacağını bilmiyordur ve tek bir hareketinle dükkanın camına devren satılık yazıp köyüne geri dönmeye hazırdır. Dükkanın kapısından içeri kafanı sokup kokuyu derince içine çekip ‘’ohhh misss’’ dedikten sonra kaçarsın.

Cuma günleri de aynı elbiselerle ceplerimize inşaat malzemesi doldurup AVM'lerin X-Ray cihazlarından geçmeyi planlıyoruz.

Yarın yalanma günümüz. Birgün üçümüzü de şişe geçirip kızartacak dükkancı. Dur bakalım ne zaman?

14 kişi okudu cevap verdi..:

Tibetin annesi dedi ki...

nerede bu tavukçu? uzaktan biz de izleseydik :)))

Syrakusa dedi ki...

Uzaktan olmaz cama yapışmadıkça zevki yok :)

Nihal Maya dedi ki...

ya bir zamanlar böyle garip gruplar var miş bende duymuş idim...Herkes siyah giyip istiklalde dolaşacak yada çıplak ayak dolaşacak vs vs diye bir yığın gariplikler anlatıyordu sözlüktenmiydi neydi toplu eylem vari bişiler ...
sizinki de onun gibi bişey mi ki?
çok komiksiniz...
MIB :))W. Smith :))
benim bloğum gibi olmuş hafif ağlak modda
sevgiler

Syrakusa dedi ki...

Nihal grup değiliz sırf muziplik bizimkisi :)))
Ağlak mod mu?
:))

Berna dedi ki...

Blogspotta ne kadar çok konsept varmış, sayende öğreniyorum Syrakusa :) Bu fena olmamış ama ;)

Zavallı tavukçu demeden geçemeyeceğim :))))

Syrakusa dedi ki...

Tam da benim gibi maymun iştahlılar için :))

Tibetin annesi dedi ki...

yok! ben sizi ve tavukçuyu izliicem :)))

CEPAYNASI dedi ki...

tavukçunun,dükkancının yerinde olmak istemezdim:)))
iyi eğlenceler....

Aslısın dedi ki...

deli manyaaa olduğunu biliyordum:)

Syrakusa dedi ki...

Cep Aynası ben de istemezdim :))

Aslı gel birlikte yapalım :))))))

anne kaleminden dedi ki...

bunu yapıyo olamazssııınnız :))) böyle kurgu, böyle hazırlık, böyle zekice bir senaryo... çok mu film izliyosun seen :)))

Syrakusa dedi ki...

Nihan yapıyoozzzz :))

Aslısın dedi ki...

Ben yaparım, lacilerimi çeker gelirim valla:)

Syrakusa dedi ki...

Gel meslektaşım geell:)

Yorum Gönder

Sesli Düşün !