İnsan kulağının duyduğu alt sınır 0 desibel. Normal duyma için sınır 25 desibel. 25 desibelin üstü yüksek ses. Bizim apartman sağırlar ordusu. Hepsi 1500 desibel şiddetinde ‘’bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un’’ şarkısını dinliyor.
Dolaşmaya dolaş da bana niye dolaştırıyorsun ulan. Aramızda 2 kat var.
Apartman da yaşama kuralları var. Kentli olmanın gerekliliği kurallar. Babam koymadı bu kuralları, ortak paydada birleşip kendiliğinden oluşan kurallar bunlar. Yüksek sesle müzik dinlenmez, gece 12 den sonra 400 desibel şiddetinde gülüp bağırarak misafir uğurlanmaz, merdiven boşluğuna çöp konup da 2 gün bekletilmez, bir kat aşağı inmek için 4 saat asansör beklenmez. Bir zahmet kıçınızı kaldırın da merdivenden inin. 15 günde bir asansör arıza yaparsa nah alırsınız benden parasını. Müteahhitlerin yaptığı binalar belli. Kağıttan duvar yapıyorlar, alt kattakinin bütün özel hayatı naklen ve canlı yayında bizim katta. 4 kişi ve üstü konuşmaya başladığında telekulağa hiç gerek yok. Gaz çıkarsa kokusu bile bizde.
Kentsel yaşamın darlaştırdığı hayatımız var kabul ediyorum. Ancak bu hayatı bilinçli ya da bilinçsiz de olsa seçe bu dar hayata uymak, başkalarının hakkının başladığı yerde kendi haklarının bittiğini bilmek zorunda. Yani ben meyhane dolaşmak istemiyorsam sen meyhaneyi kulaklıkla dolaşacaksın. Hem İstanbul’un meyhanelerini bütün gece dolaşıp hem de bunu İstanbul’a yakışmayan biri gibi yapmanın alemi yok.
UYARI : EVDE 5+1 SİNEMA SİSTEMİ VAR. 1000 WATT. YEMİN EDERİM ER RYAN’I KURTARMAK FİLMİNİ DVD YE KOYAR SESİ ÖYLE BİR AÇARIM Kİ, HEPİNİZ KÜVETİNİZİN ÇEVRESİNE KUM TORBALARI DİZİP ELDE TÜFEKLE BEKLEMEK ZORUNDA KALIRSINIZ.!!
Geçen gün kapıya kalaycı geldi!
2011 şubatındayız ve kapıya hala kalaycı geliyor.
Neden?
Kalay mı kaldı günümüzde.
Hayır.
O kalaycı, kim o demeden otomatiğe bastığınız için geldi. Kalaylayacak olan şey de tencereleriniz değil. Bizzat sizsiniz. Ankara polisi deneme yapmış, zile basınca kim o dendiğinde polis ‘’hırsız’’ dediğinde bile otomatiğe basanlar olmuş. Yani sizi soymak revadır azizim.
Çekoslovakya da insanlar sinirlerinin aldırmış kornaya basmadan trafikte seyrediyor. Japonya da insanlar apartmanda hayalet gibi yaşayıp alttakini rahatsız etmemek için terlik bile giymiyor.Dünyanı bütün gelişmiş şehirlerinde çoklu hayat tarzı bir arada yaşayabiliyor. Bu bir tek kendi insanımızın kendi insanımızla birlikte yaşadığı ama ayrı dünyaların insanı olarak nefes aldığı İstanbulda işlemiyor. Biz aynı dili konuşan başka Tanrı’nın çocuklarımıyız yoksa bana mı öyle geliyor?
8 kişi okudu cevap verdi..:
Biz Türküz ooluumm, herkes bize uysun, ne diyorsun sen:))
Şu desibellerle ilgili bilgilendirme kısmını saygıyla ve huşu içinde okudum,
Seviyorum kız seni:))
Bizimkiler dizisi vardı 20 yıl önce, apartmanda herkes birbirinin hayatına müdahil ve meraklı yaşardı. Yöneticisi ayrı, Cemil'i ayrı, müdürü ayrı.
Sizin aptda rol dağıtımı olsa herhalde "katil"i kimseye bırakmayacaksın öyle görünüyor:)
Not: ünv sınavına hazırlanırkn sağolsun üst kat komşumuz bize İbo'yu az dinletmedi. Arabesk sevgim körüklendi sayelerinde.
Kalaycı geldı hanım:)
demek kalaylanacak olan kaplar degıl:)
uyarıdan korktum:P
kalaycı da koptum:))))))
biz öyle uğurlarız misafiri arkideş, apartman kapısı kapanmadan dairenin kapısını da kapatmayız. son anda bişey der belki duymayız :)))
değil bütün yazıya, tek tek her bir paragrafa yazılacak yorumlarım var benim.. ben de ben de diye
benim ödüm kopuyor birisi bir şey diyecek diye..
daha evin içindeki iki erkek çocuğunu (kaan ve babası) zaptedemiyorum ki!
Gerçekten "hırsız" deyince de açmışlar mı kapıyı?
Bu uyarı yazısını apartmanın girişine asmalısın :)))
:)) Syrakusa, seni okumak ne kadar keyifli yahu.
Yorum Gönder
Sesli Düşün !