Öncelikle şunu söylemeliyim ki blog artık ofiste hayal oldu. Güvenlik duvarımız da yasaklatıcı firma ile aynı mantıkta çalışıyor. Gündüzleri ancak Google Reader’dan okuyabiliyor ama yazamıyorum. Tek yönlü blog sevdası, tek taraflı aşka benziyor. Bu nedenle komşularımın bloglarını ziyaretim gecikiyor. Bu yazıyı da tünel açarak yazdım.
Bloglara erişim sekteye uğramasaydı bile bahar aylarına giriş yapıldığı için çoğu blogcudan bahar çarpması, içim içime sığmıyor yazıları, grip ve nezle haberleri yüzünden, milletin kendini açık havaya vurması, rakıları çekip çekip dolmaları yutarak mideyi bozup çayır çimene kusulması nedeniyle blog sayfaları inzivaya çakilecek yakında. Kimileri hafta sonu neler yaptığını resimleyip yazacak, kimileri yani aldığı yazlık giysilerini giyebilmek için kara kuru suntaları yiyip zayıflamaya çalışacak, kimileri harıl harıl tatil satan sitelerde gezip ultra optimus prime otellerde yer arayacak.
Ofislerde kısa kollu gömlek giyilecek (bizim sektör hariç), kantarın topuzunu kaçıranlar ofise terlikle gelip müdüründen zapartayı kamyon yüküyle yiyip iskemlesine çökecek, hemen herkesin bir gözü ekrana bakarken diğer gözü dışarda olacak, izin çizelgeleri hazırlanırken çakışmalar yüzünden kavgalar çıkacak ve işe yarı çıplak gelenler ile takım elbiselilerin klima kavgaları geleneksel olarak devam edecek.
Yaz ayları ile kış aylarının pek bir farkı yoktur aslında. İşe gidenler gene işe gider. Yılda 15 gün izin alır dinlenmeye çalışır. Çocuklular dinlenemeyeceği için izin almanın da pek bir manası yoktur. Evde olanlar yazlığa gider, kışın yaptıklarının sıcak versiyonunu yazlıkta yapar. Dizi severler hüsrandadır çünkü dizi en heyecanlı yerinde tatil edilmiştir. Üstelik ölmek üzere olan dizi kahramanının yaşayıp yaşamayacağı belli değilken canlandıran oyuncu soluğu çoktan bodrum’da almış sevgilisiyle kazandığı paraları eziyordur. Kısacası kahramanın derdi izleyiciyi gerer, canlandıranın zevki sefası da oyuncuyu..Yığınla arkadaşım o sefil 15 günlük izinlerinde güneye göç edip çılgın gecelere aktıklarını anlatır.
Yalan!
Çektikleri 1500 resmin 1495 tanesinde görünen manzara hiç çılgınca değil, bildiğin emekli Hüsam Bey modudur. Anne babasının elinde tutan ortadaki çocuk, üçünün de elinde roma dondurması çarşıda tur atarken yeğen, baldız, kardeş tarafından çekilmiş resimlerde her hangi bir çılgınlık sezilmez. Kalan 5 resimde de herif göbeğini içine çekmiş havuz kenarında bira içer, kadın da çocuğa ‘’dondun havuzda yeter çık artık körolmayasıca’’ diyerek gardiyanlık yapar. Ancak tatil dönüşü bunun adı yan komşuya eşe dosta hava atıp caka satmak adına çılgın bir tatildir. Bizim 2-3 çocuklu 40 lı yaşları süren ailelerin yapacağı tek çılgınlık otelin kaydıraklı havuzundan kucağına çocuğunu oturtup kaymak ve tam havuza düşerken resim çektirmekten öte gitmez. ( Bu paragrafa ‘’hiç de değil biz gerçekten akıyoruz gecelere’’ diye başlayan yorumlar gelirse hiç şaşırmam)
Tatil dönüşlerini düşünmeden yapılan hatalar olur her sene.
15 gün 50 derece güneşin altında top sakal bırakan adam döndüğünde o top sakalı kesmek zorundaysa, emin olun tatil dönüşü ilk 1 ay kartivizitinin altında ünvan olarak damgalı eşek yazacak ve 1 ay zaman zarfında ofiste tren soyan Daltonlar gibi ağzını eşarpla kapatarak çalışacaktır. İkinci hata ise o eşarbı annesinden araklamasıdır. Ve annesinin desensiz siyah eşarp kullandığı sanmam.
Psikologlar tatil dönüşünde bilgisayarın şifresini hatırlamayanların gerçekten dinlendiğini söyler. Ve ben her sene ofise döndüğümde şifremi hatırlıyor olurum. Bakalım bu sene de hatırlayabilecekmiyim. Hatırlayamazsam bilgi işlem hatırlatır ama ya bilgi işlemciler de kendi ekranlarının şifrelerini unutursa?
Gitmiyorum ulan bu sene tatile!
Yazı süperr..Tespitler doğru :):):)
YanıtlaSilben geldim bloga girememeye uyuz oluyorum :(((
YanıtlaSildaha kabanları çıkarmadan tatil yazısını görünce şok oldum...
YanıtlaSilama gülerek çıkıp gidiyorum:)))
Gece gece garip sesler çıkararak (malum hastayım feci) gülmeme sebep oldun :)) Güneydeki çılgın tatili okurken yere düşüyordum neredeyse :)
YanıtlaSilYalnız hangi sektörde olursa olsun erkekler lütfen kısa kollu gömlekle kravat takmasınlar. Çok acayip bir görüntü oluyor :)