Pages

11 Mart 2011 Cuma

Teknolojik Şovalye


Eskiden yolda kendi kendine konuşanlara deli derlerdi. Şimdi demiyorlar. Cep telefonu kulaklıkları, bluetooth cihazları icat oldu olalı yolda kendi kendine konuşur görüntüsü vermek normal karşılanıyor. Yani teknoloji öyle bir yerden vurdu ki kim akıllı kim deli belli değil.

Teknolojik kolikler her zaman olduğu gibi Türkleri yakından geriyor. Baş gerilenlerden biri de benim. Öyle ki, doğum günümde cep telefonuma kutlama mesajı gönderen tek bir gerçek kişi yok. Ne kadar teknoloji market, elektronik dükkan, dijital kamyon varsa sırayla doğum günümü kutluyor, ‘’kart limitinizin arttırılması için duacıyız gene bekleriz’’ alt mesajları gönderiyorlar. Tanrım, ne çok sevenim var.

Ben bluetooth’u diş protezi zannediyordum eskiden. Dosya alıp vermeye, barda diskoda adam bulmaya yaradığını öğrendiğimde ise bluetooth altıncı versiyonunu çoktan çıkarmış ve Beter Böcek durumu çoktan kavramıştı.  

Uluslararası teknoloji literatürüne kural olarak geçmiş sonuçlar vardır. Bir icadı amerikalılar bulur, japonlar küçültür, ruslar korsanlaştırır, çinliler taklit eder , almanlar sağlamlaştırır, o icatı ayranı yokken satın alıp en hızlı şekilde türkler borçlanır. 

Teknolojinin alt versiyonları bizim milleti bozar. En üst versiyonu olacak! Don, gömlek, sevgili değiştirir gibi cep telefonu değiştiririz, daha bizim memlekette uygulamaya geçmemiş yığınla uygulamaya hazır ve nazır durmak için üst versiyonu şimdiden alır bir köşeye koyarız. Memlekette dijital yayın frekansı 60 hertz’in üstüne çıkmamışken 200 hertz televiyonun yoksa bitiksin azizim. O uygulama bize geldiğinde elimizdeki cihazın garantisi bitmiş, tuşları dökülmüş, cihazın her bir köşesi keneler tarafından bilfiil işgal edilmiş olabilir. Cihazın sahibi fak-ü zaruret içinde harap ve bitap haldedir ve muhtaç olduğu kudret olan maaşına kredi kartı borcundan dolayı haciz gelmiştir.

Filmlerde bazen dikkatimi çeker, adam/kadın konuşması bittiğinde hoşçakal bile demeden telefonu kapatır, gereksiz konuşmaz, elindeki cihaza tanrı muamelesi yapmaz, üstüne dantel örtmez.. Konuşmak için kullanır, açar ve açtığı hızda kapatır. Telefonu da cebinde taşır. Telefonun kadifeden kesesi yoktur, keseye koyduğu telefonuna savarovski kokoş taşları yapıştırmamıştır ve o telefonu bavul büyüklüğündeki çantasına koyup çalınca onbeş dakika aramaz. Bulana kadar karşısındakinin çaldırmaya devam ediyorsa sabrı  peygamber seviyesindedir. Yok acil yardım çağrısı ise zaten karşısındaki telefonu bulup alo diyene kadar ölmüş ve cenazesi belediye tarafından defnedilmiş kırkı , elliikisi bile yapılmıştır. Üstelik biz melodisini çoktan öğrenmiş ve otobüsten indikten sonra eve yürürken ıslıkla çalabiliyoruzdur. İçecek ayranı olan toplumlar kaç kontörüm kalmış diye günde ikibin sorgulama yapmaz. Çünkü içecek ayranı vardır ve telefon lüks değildir. Bizde öyle mi? Asgari ücret alırken aylık maaşından fazlasını cep telefonuna veren bir toplumun (üst model olacak dedik) küflü kontörleri altın parasına satın aldığı bir ekonomide telefonun modeli ne olursa olsun, kontör gitmesin baabında ince hesaplara garkoluruz.

Ben gençken çay kaşığından jeton yapar sevgilimizle ankesörlü telefondan konuşurduk. Hatta orjinal jetona alıp ip bağlayarak attıktan sonra geri çeken arkadaşlarım vardı. İp koparsa ankesörü yumruklamak, kafa atmak, alttan oksijen kaynağıyla delmek gibi dijital olayan yöntemler başı çekerdi. Şimdiki yöntemler dijital ama mantık aynı. Urartu dilinde mesajlaşmak gibi (nbr ii ben de se sevyom had by) maximum  gereksinimleri minimum seviyede kullanma taktikleri açısından dünyada tekiz.  3G özelliği bize ters , herşeyden önce nerde olduğun deşifre oluyor. ‘’Stadyumdayım hayatım gerginim 3 tane yedik kapat ararım ben’’ cevabı yeterli iken 3G kullansa partide olduğu meydana çıkacak. Çünkü hiçbir stadyumda erkek adam koni şapka takmaz, arkasındaki sarışın boynuna dolanıp arkadan kulak işareti yapmaz.
Bir kere çaldır kapat (geldin mi lan), 2 kere sen çaldır 1 kere ben, anasını sen al kızını da ben (Taksim'de buluşuyoruz), 4 kere çaldır kapatmıyorsam telefonu tuvalete düşürdüm  özelliği olan cep telefonu varken kim ister karşısındakinin suratını görmeyi?


3 kişi okudu cevap verdi..:

CEPAYNASI dedi ki...

teknoloji...
işime yarayanlar dışında kullandığım teknolojik aletlerin hiç bir fonksiyonunu bilmem...
bir telefon alırım,dökülünceye kadar kullanırım!
Türk değilim sanırım:P

Tibetin annesi dedi ki...

şu kulaklıkla telefonda konuşma olayına çok gıcığım ben! geçen gün herifin biri konuşuyor sevgilisiyle telefonda, hava soğuk, görünmüyor kulaklık, telefon ortalıkta. duraktaki bütün kızlar havaya girdi benimle mi konuşuyor diye. benim girmeme ramak kalmıştı, sanırım o da evli olmamdan dolayı kendimi ağırdan aldım ondan :P
bu yorumu yayınlamasan da olur :))))

Syrakusa dedi ki...

Cep aynası bende :)))

Tibetin annesi :))))))))))))

Yorum Gönder

Sesli Düşün !