(İntolerance- 1916/Dawid Wark Griffith)
Bir insanın özgür kalabilmesi için ödeyeceği bedel nedir?
Zamanın başlangıcından beri varolan bedel ödemek mevzuu hala var. Özgür kalabilmek için ya can alması, ya can vermesi ya da ödün vermesi gerekir.
En ağırı hangisi?
Bir kaç gözyaşı dökerek sonra da unutmak kaydıyla özgür kalamıyormu insan?
Hayatını kemikleşmiş ve hiç bir ameliyatla kırılamayacak denli kökleşmiş hale getirenler için bedel çok ağır. Çekip gitmeyi, kemikleşmeden sıyırıp atmayı alışkanlık haline getirebilenler için bedel daha ucuz.
Ahmet Telli’nin şiiri var ya; en sevdiğim dizelerden biridir o yazdıkları..
‘’...... mağlubuz,durmadan kazanan bu hayat basit bir üçkağatçı sadece bir sahtekar,beş benzemezle rest çekiyorum o bunu biliyor,katılmıyor oyuna yokum diyor..’’
Başından beri hırs, iktidar, güç ve dengeleri elinde tutmak ister insan. Bu onun doğasında var. İpler elinde oldukça tanrı zannerder kendini. Kontrolsüz kalmak, kontrolü hayat taşı yapmış biri için nefessiz kalmak gibidir. Öleceğini düşünür. Paniğe kapılır. Yönetemezse toza dönüşür ve yokolur.
Ya da yok eder.
ROMİLÜS'le REMÜS
bir sabah erken
dağda düşünürlerken:
«Şimdi biz
ne haltederiz,
diye, burada?»
bir sabah erken
dağda düşünürlerken:
«Şimdi biz
ne haltederiz,
diye, burada?»
Rastladılar yavrulu bir dişi kurda.
Yavruları vurdular.
Ana kurdun sütüyle
karınlarını bir temiz doyurdular.
Sonra gidip
Roma'yı kurdular.
Kurdular ama
iki adama
dar geldi Roma.
Ve bir akşam
bilmeden geçti diye
şehrin sınır taşını,
çekince kopardı ROMİLÜS
kardeşi REMÜS'ün başını...
Yavruları vurdular.
Ana kurdun sütüyle
karınlarını bir temiz doyurdular.
Sonra gidip
Roma'yı kurdular.
Kurdular ama
iki adama
dar geldi Roma.
Ve bir akşam
bilmeden geçti diye
şehrin sınır taşını,
çekince kopardı ROMİLÜS
kardeşi REMÜS'ün başını...
Nazım Hikmet Ran ( Taranta Babu’ya Mektuplar)
Yok etmek ya da yok olmak.
Veya bedeli ödemek. Gözyaşından daha ağır mı bilinmez. Bazıları ağlarken düşünür gözyaşının daha ağır olduğunu. Kimisi ise ‘’vicdandır bedel olan’’ der.
Hangisi öder hangisi ödemeyi alır? Bunu bilen yok.

sürekli bağlıyoruz kendimizi, birilerine, bir şeylere... birini kesip kurtulsak, ötekine... biz yapıyoruz ya bunu kendimize... geçen gün dediğin gibi aslında ilacı da bizde... cesaret edene...
YanıtlaSilbizler ne can alırız ne can veririz bu uğurda. elimizde bi tek ödün kalır işte onu veririz azar azar...
YanıtlaSilHakikaten çok güzel bir yazı olmuş. Nasıl desem daha uzun olsa hiç sıkmadan okuttururdu kendini. Kalemine sağlık.
YanıtlaSil