Pages

16 Eylül 2011 Cuma

Sahibinin Sesi

Büyükbabamdan kalma 78 devirli Deutsche Gramophon kaydı Sahibinin Sesi plaklarının başlangıcındaki cızırtılı sesten ve sadece 7 poz çeken üç ayaklı körüklü Licschten fotoğraf makinesinden yola çıkıp, 1080p çözünürlüklü görüntüye ve DTS Master Audio codecli 3 boyutlu sese terfi ettim ya, artık bu burun aşağı inmez. Hatta kendimi kanola yağında kızarmış patates gibi nimetten sayıp kadehine elli lira verip reyna da denyoluk da yapasım var ama kafada saç kalmadı, yaş kemale erdi, göbek büyüdü artık. Kimse beni takmaz. Üstelik vale parkta bekleşen çocuklar BMW nin altındaki modelleri getirmiyorlar azizim.Sağ kapıya da vurmuşlar tatildeyken. Vuruk kapıyla denyoluk planlarımı erteledim.

Yakında beni kaskodan atacaklar. Bir dilekçe daha hazırlayıp altına ruhsattı ehliyetti bilimum fotokopileri ekleyip ‘’valla ben yapmadım, tatilde çocuk havuzunda gaz çıkarırken yokluğumdan istifade edip büyük kamyon marifetiyle vurmuşlar abi’’ yalvarmalarıyla götürmek zorundayım arabayı. Hasarsızlık indirimini sonuna kadar delen ben, önümüzdeki dönemde aylık sigorta primi olarak üç emekli maaşı ödeyince arabayı otoparka koymayı akıl ederim artık.

Mazi Kalbimde Bir Yaradır : ben de gönül çektim eskiden yandı hayatım bu sevgiden anladım ki bir aşka bedel gençliğimmiş elimden ... diye şarkı vardı eskiden. Esin Engin yakışıklı adamken söylerdi. Nedense bu yazıyı yazarken o geldi aklıma. Halbuki artık bunları anmamam, aklıma gelmemesi lazım, benim son model cihazlarım, dağlar-bağlar-çağlar kafiyeli, bol cıstaklı zibidi işi, dar kroşeli plastikten yapılmış ucuz şarkılarım var. Moda böyle değil mi? Yemişim Ludwig’i Amadeus’u.. Halbuki geldi aklıma ama, neden geliyorki böyle siyah beyaz hatıratlar? Uykusuzum günlerdir sanırım ondan.


Tamirciyi aradım, randevu alırken aniden Cem Karaca hortladı geldi. Tamirci Çırağı diye başladı güzelce. Ben yeniyetmeyken babamın çalıştığı işyerinin ıvır zıvır işlerini halleden 67 model sekiz silindirli İmpala’nın arka koltuğunda yediğim naneler kapı çalarken, tekme atsan içeri göçen mukavvadan imal kaporta için tamirciden randevuyu koparıp Cem Karaca’yı bitirdik mütemadiyen. Hafta sonu arabayı bırakıp yandan vitesli, çevirmeli düğmeyle radyo istasyonu aranan, Elvis çalabilen deri koltuklu impalayı hayal edip, artık nefes almayan ilk öpüşmeleri anarız artık.

Beter Böcek içerden bağırıyor ‘’babaaa kısarmısın şunu duyamıyorum, yüce savaşçı lord gordion saldırıyor’’
Savaşlar kimseyi yüceltmez evlat. 500 Watt gücündeki yeni oyuncağının kıymetini bil Böcek. Bırak, senden biraz daha büyükken sahip olduğum tek sesin son sahibi olayım. Biraz cızırtı seni rahatsız etmez.

10 kişi okudu cevap verdi..:

  1. sonuç: hiçbirimiz büyümek istemiyoruz işte...

    YanıtlaSil
  2. Esin Engin yakışıklı adamken söylerdi he :)
    "mazi kalbimde bir yaradır..." kısmını sen söylemişsen eğer, böcek onun için söylenmiş olabilir :)

    YanıtlaSil
  3. Sibel, istemiyoruz dimi..
    Parpali, çok fenasın :)

    YanıtlaSil
  4. peki ya böcek mesela, çocuklar, çocuklarımız yarın bi gün bizim yaşlarımıza geldiklerinde sahip olmak, sahip kalmak isteyecekler mi ellerinde kalan son anlara, anılara, anlamlara? yoksa şimdikinden çok daha fazla ve hızla tüketilip gidecek mi her şey bilemedim...

    YanıtlaSil
  5. Beenmaya bunu bilemeyiz, kıymet bilmeleri için önce kaybetmeyi öğrenmeleri gerekecek. Tek bildiğim bu.

    YanıtlaSil
  6. teknoloji bizden daha hızlı büyüyo, bu da bizi daha mı çabuk yaşlandırıyo acaba... teknolojinin nostaljisini yapmak kaçınılmaz oluyo ya o bakımdan... misal ilk çıkan ericson cep telefonları...

    YanıtlaSil
  7. Nihan ben o takozları seviyordum yahu :)

    YanıtlaSil
  8. tatil yolunda ben de hep bu şarkıyı dinledim, bize neler oluyor meslektaşşş:)

    YanıtlaSil
  9. Biz de geçmişi anar hale geldik mi yahu? Yaşlanıyoruz galiba... Cem Karaca dinlemeli şimdi "durdu zaman, durdu dünya..."

    YanıtlaSil
  10. küçükkene malesef annem çalıştığı için cuma geceleri yıkamak zorunda olduğu kirli çamaşırlarla uğraşırken babamla ben küçük ama bizi hoplayıp zıplatan teybimize kasetimizi koyar deliler gibi oynardık.
    birden o günler geldi aklıma şimdi kaset desem çoğu yeni yetme bilmez bile ne olduğunu
    :)

    YanıtlaSil

Sesli Düşün !