Pages

17 Kasım 2011 Perşembe

Koyu çay içerken trenin tünele girmesi ve sıçanlar ( Kısaca laf ola)



Son dönemde iyi korku filmleri çekilmiyor. 2008’de ‘’ya tutarsa’’ mantığıyla yapılan gore filmleri ne hikmetse ‘’tuttu’’. Meğer gezegende kan, dehşet, işkence, kıyım ve vahşet görmek isteyen ne çok insan varmış? Halbuki bu konudaki açlığı bizim ana haber bültenleri çokça doyurur sanıyordum. Demek ki yeterli gelmiyor. Vahşet işleri bakanlığına seslenip ana haber bültenlerine daha fazla dram soslu üçüncü sayfa haberi yerleştirmelerini talep edelim de holivut azıcık mola versin.

Dayanamıyorum benden şişko olanlara. Kıskanıyorum. Hasetimden çatlıyorum. Ofiste çok kilo alanların ağlak seslerini nötrleştiren yeni bir alet icat ettim. Ağlaklar söylenmeye başlar başlamaz devreye giren cihaz otomatik olarak ‘’götünü kaldır da hareket et salak’’ cümlesini saniyede 24 kare hızında beyne işliyor. Beta sürümünden 3 kişi faydasını gördü. Tam lisans için banka hesap numaram : Cayman adaları ,Felipe Ceytano Lopez Martinez Gonzales (Bil bakalım soyadım hangisi) adına açılan  1 nolu hesaba 3.000 dolar yatırmaları gerekiyor.

Akşamları serviste eve dönerken radyoda duyduğum haberlerin silsilesine bayılıyorum. Depremde evleri tepesine yıkılanların haberinin ardından, sevgilisinden ayrılan popçunun ‘’bunalımdan kurtulmak için kendine tek taş yüzük aldığı’’ haberini dayayıp milletin şirazesini kaydırıyorlar. Ağlasak mı gülsek mi derken neyseki servisten inmiş oluyorum.

Son dönem ses görüntü codeclerini çözemeyen sinema sistemimin üreticisine ‘’bana çalışmayan cihazı bir servete mi sattınız yoksa yazılım güncellemesi olacak mı’’ diye sordum, 2 gün sonra kargodan codec çözücü geldi. ‘’Vay bee profesyonel tutuma bak’’ mı demeliyim yoksa ‘’ yıkılmadık ayaktayız al şunu kullan bizi bir daha rahatsız etme’’ mesajımı verdiler anlamadım.

Bundan böyle sıçanlara laf yok. Hayatları zor. Üşütüp hasta olma riskleri tavan yapmış durumda. Yoruldum taksi çevirip bineyim deme şansları yok. Sıçan kelimesi yüzünden herkes 7/24 sıçtıklarını sanıyor. En kötüsü Islak ıslak geziyorlar.

Yağmurda şemsiyesiz (hiç sevmem) çıkıp 1 saat yağmurda ıslanıp sıçana döndüm.
Sıçanlara not : Seviyorum sizi ama evime girmeyin, Ratatouille olsanız tanımam oyarım!!

2 kişi okudu cevap verdi..:

Berna dedi ki...

"Hiç sevmem" parantezi, yağmur için mi şemsiye için mi, şemsiyesizlik için mi?

:))

Syrakusa dedi ki...

Şemsiyeyi sevmem anlamındaydı :)

Yorum Gönder

Sesli Düşün !